ayakkabı boyacısı

Genç Kaymakam, yeni atandığı ilçeye bakmaya gitti. İlçeyi kendi başına gezdikten sonra ara sokakta gördüğü çay ocağında bir bardak çay içmek için oturdu.

O anda 12-13 yaşlarında bir çocuk, ”Amca boyayayım mı ?” dedi.

Ayakkabısı boyalı olmasına rağmen, çocuğu kırmamak için ”Tamam gel, boya’.’ dedi.

Bu arada ”İyi boyarsan sana istediğin paranın iki katını veririm.” diye ekledi.

Boyacı  çocuk:

“Ben hep aynı boyarım” cevabını verdi.

 

Kaymakam, “Nasıl yani?” diye şaşkınlıkla sordu.

Çocuk “Öğretmenimiz, ne iş yaparsanız yapın ama  herkese aynı yapın, ayırım yapmayın, diye tembih etti.  Ben de bu parayla hasta anneme ilaç alacağım, sana ayırım yaparsam o ilacın annemin hastalığına şifası olmaz!” cevabını verdi.

Genç Kaymakam, hayatının en iyi dersini almıştı. Ağlamamak için kendini zor tuttu.

Boyacı çocuğa cebindeki en büyük parayı verirken bir de kartını verdi.

Babası olmayan ve hem okuyan hem de hasta annesine bakmaya çalışan çocuğa ilgilenme sözü verdi.

Çocuğa o dürüstlüğü aşılayan öğretmenini de ziyaret ederek ilçede görev yaptığı süre boyunca ilgi gösterdi.

Boyacı çocuktan duyduğu “BİZDE HERKESE AYNI OLUR” cümlesini meslek hayatında unutmamak ve hep uygulamak için makamında masasında bulunan isimliğinin arkasına yazdırdı.

Bazen uygulamakta zorlansa da asla dürüstlükten taviz vermemeye çalıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir